Evlilik öncesi ve evlilik soyadı
Bir kişinin (geleneksel olarak birçok kültürde kadın olan eş) eşinin soyadını alması durumunda bazı ülkelerde ve kültürlerde bu soyad, kişinin önceki soyadının yerini almaktadır. Kadın söz konusu olduğunda önceki aile…

Bir kişinin (geleneksel olarak birçok kültürde kadın olan eş) eşinin soyadını alması durumunda bazı ülkelerde ve kültürlerde bu soyad, kişinin önceki soyadının yerini almaktadır. Kadın söz konusu olduğunda önceki aile soyadına kızlık soyadı ifadesi kullanılabilmektedir. Herhangi bir cinsiyet belirtmeyecek veya erkekler için kullanılacak şekilde evlilik öncesi soyadı veya doğum adı ifadesi kullanılmaktadır. Evlilik soyadı ise evlilikle birlikte benimsenen soyadıdır.
Bazı hukuk sistemlerinde isim değişikliği yasal bir süreç gerektirmektedir. Bundan farklı olarak, insanlar evlendiklerinde ya da boşandıklarında isim değişikliği süreci basitleştirilerek evlilik ya da boşanma sürecine dâhil edilebilmektedir. Böylece yeni isim, evlenme ya da boşanmanın yasal sürecinin bir parçası olarak resmiyet kazanır. Geleneksel olarak Batı dünyasında kadınların evlilikte soyadlarını değiştirme olasılığı erkeklere göre çok daha yüksektir. Bazı durumlarda eşcinsel evlilikler de dahil olmak üzere erkekler de evlilikle birlikte soyadlarını değiştirebilmektedir.
Bu maddede "doğum adı", "aile adı", "soyadı", "evlilik soyadı" ve "kızlık soyadı" terimleri, açıkça anaerkil soyadları olduğu belirtilmedikçe ataerkil soyadları anlamında kullanılmaktadır.
Kadınlarda soyadı kullanımı
Tarihte insanların birbirinden ayırt edilmesini sağlamak için öz ad ile birlikte ikincil bir ad kullanılmıştır. Bu ikincil adlar: kişinin dış görünüşü, mensup olduğu kökeni, mesleği veya yaşadığı yer gibi nitelemeler olmuştur. Zaman içerisinde ikincil adlar öz adlar ile kullanılmaya başlamıştır. Geçmiş dönemlerde kadınlarda soyadı kullanımı kısıtlı olmuştur. Kadınlarda soyadı kullanımı genelde ataya, babaya veya eşe bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ırk, dil, din ve cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılığa karşı önemli adımlar atılmıştır. Bu adımlar kadınlarda soyadı kullanımı için olumlu etki yapmıştır. Bu yüzyıldan sonra "evlenen kadın kocanın, doğan çocuk ise babanın soyadını kullanır" görüşü hakim olmuştur. Fakat daha sonraları çağdaş hukuk sisteminde olan değişimler ve değişen dünya görüşleri sonucunda kadının soyadı kullanımında daha modern düzenlemeler yapılmıştır. Günümüzde genel olarak kadınlar eşinin soyadını almaktadır, bazı ülkelerde ise bu durum isteğe bağlı olarak evlilik öncesi soyadı kullanma hakkı şeklindedir.
Türkiye'deki durum
Türkiye'de 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Kanunu Medenisi'ne ve 2001 yılında çıkarılan Türk Medeni Kanunu'na göre evlenen kadınlar, eşlerinin soy ismini almak zorunda kalırken, 2014 yılında yapılan değişiklikle birlikte doğum soyadları talebe göre kullanılabilmektedir. Anayasa Mahkemesi 2014 yılında evli kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanamamasının insan haklarının ihlali olduğuna karar vermiştir.
Bu madde Wikipedia yararlanılarak hazırlanmıştır (CC BY-SA 4.0).



